Allah Yolunda Cihad

Admin Makaleler 2.160 Kişi Okudu

Bismillah..

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.

Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

Cihad kelimesi sözlükte “tâkat ve meşakket” anlamlarına gelen “cehd” kökünden türemiştir. Istılahta ise: İnsanları kullara kul olmaktan kurtarıp sadece Allah’a kul olmalarını sağlamak, tevhid kelimesi olan La ilahe illallah’ı yüceltmek ve O’nun dinini yeryüzüne hakim kılmak için kâfirlere, mürtedlere, şirk ve ehline, onların bâtıl düzenlerine karşı müslümanın canıyla, malıyla, diliyle tüm gücünü ortaya koyarak mücadele etmesidir.

İbn Teymiyye (rahimehullah) cihad için şöyle bir tanımlama yapmıştır: “Cihad, Hakk’ın istediğini elde etmek ve Hakk’ın istemediğini defetmek için bütün gücünü ortaya koymaktır.” (Mecmûu’l-Fetâvâ: 10/192-193)

Şüphesiz ki cihad Allah Subhanehu ve Teala’nın rızasını kazanmak için yapılacak en önemli ve en faziletli ibadetlerden biridir. Cihadın farziyetini ve önemini inkar etmek veya küçümsemek küfürdür. Kur-an’ı Kerim’de Allah’ın düşmanlarıyla cihad etmeyi emreden birçok ayeti kerime vardır. Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur: 

“Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara, 2/216)

“Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” (Tevbe, 9/41)

“Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın!” (Enfâl, 8/39)

Enes radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Malınızla, canınızla, elinizle ve dilinizle müşriklerle savaşınız.” (Ebu Davud, Cihad: 18 ; Nesâî, Cihad: 1 ; Ahmed b. Hanbel, Müsned: 3/124-153)

Rabbimiz kullarını sınamadan, imanlarını test etmeden bırakmamıştır ve bırakmayacaktır. Cihad da bir imtihan aracıdır. Her ümmet cihad sınavıyla imtihan edilmiştir ve edilecektir. Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur:

“Andolsun ki içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.” (Muhammed, 47/31)

“Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?” (Âli İmrân, 3/142)

“Yoksa, Allah, sizden, cihad edip Allah, peygamber ve müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Tevbe, 9/16)

Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Her kim gaza etmeden veyahut gaza etmeyi nefsinden geçirmeden ölürse, nifâktan bir şube üzerinde ölür.” (Müslim, 1910 ; Ebu Davud, 2502) 

Cihadın dünyada zafer ve fetih gibi, ahirette ise -inşaallah- Allah’ın rızasını ve cenneti kazanmak, cehennem ateşinden de kurtulmak gibi müslümanların hoşlarına gidecek birçok faydası vardır. Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur:

“Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.” (Saff, 61/4)

“Ey iman edenler! Sizi acı bir azaptan kurtaracak olan ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve Rasulüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur. Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah’tan yardım ve yakın bir fetih. Mü’minleri müjdele.” (Saff, 61/10-13)

“Bunun üzerine Rableri, onların dualarını kabul etti. Şüphesiz Ben, erkek olsun kadın olsun içinizden, çalışan hiçbir kimsenin yaptığını boşa çıkarmayacağım. Onlar ki, hicret ettiler, yurtlarından çıkarıldılar, benim yolumda eziyete uğradılar, çarpıştılar ve öldürüldüler; andolsun, ben de onların kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Bu mükâfat, Allah tarafındandır. Allah; karşılığın güzeli O’nun katındadır.” (Âli İmrân, 3/195)

Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Kim devenin iki sağımı arasındaki süre kadar Allah yolunda savaşırsa, onun için cennet kesinleşir.” (Ebu Davud, 2541 ; İbn Mace, 7292)

Maalesef içinde yaşadığımız dönemde cihad ibadetinin anlam ve öneminin unutulması veya unutturulmaya çalışılması sonucu müslümanlar küfrün her yönüyle saldırılarına maruz kalmaktadır. Şirkin ve zulmün egemen olduğu bu dünyada bize düşen esaret zincirlerinden kurtulup İbrahimi bir duruş sergilemektir. Emperyalistlerin, siyonistlerin ve yerli işbirlikçilerinin hoşuna gitmese de cihad, Allah’ın hakimiyet hakkının gasp edildiği, mazlumların kanının akıtıldığı, müslümanların can, mal, namus emniyetinin kalmadığı şu dönemde ümmetin tek kurtuluş yoludur. 

Ey yerin üstüne göğü sütunsuz ve direksiz diken, egemenliğin ve hakimiyetin yegane sahibi olan Allah’ım. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et, bize zafer nasip et. Kâfirleri bizim ellerimizle cezalandır. Onlara müjdelediğin azabı ulaştır. Ölümlerin en güzeli olan şehadet şerbetini içerek bizi Sana kavuştur. -Allahumme amin-

Bizi İslam ile şereflendiren Allah’a hamd olsun.

Ebu Ahlas. 

Etiketler

Bunlarda ilginizi çekebilir...