Sevgide Şirk

Admin İktibas 2.311 Kişi Okudu

Başkasını Allah’ı sever gibi ya da O’ndan daha fazla sevmektir. Bu da şirktir. Sevgi ihlasla boyun eğmenin bir göstergesidir. Mesela; aşık, aşık olduğu kimseyi sanki Allah’ı sever gibi severse ya da onun sözünü Allah’ın sözünden üstün görürse Allah’a itaat etmez, aşık olduğu kimseye itaat ederse bu gibi hallerde kişi şirke maruz kalır.

“İnsanlardan bazısı Allah’tan başkasını Allah’a eşler ve benzerler edinir de onları, Allah’ı sever gibi severler. İman edenler ise daha çok Allah’ı severler.” (Bakara, 2/165)

“Onlar Allah’ı bırakıp da kendisine bir delil indirmediği ve haklarında bilgileri olmayan şeylere tapıyorlar. Zulmedenler için hiç bir yardımcı yoktur.” (Hac, 22/71)

Şirke dayalı sevginin örnekleri, kadın ile erkek arasındaki ilişkilerde sıklıkla görülür. Bazı kimseler Allah’a duymaları gereken sevgiyi ve bağlılığı, hiçbir şeye güç yetiremeyen aciz varlıklara yöneltirler. Kimi zaman, bir insanı hayatlarının asıl amacı haline getirir, her an her yerde onun ismini anar, onu yüceltir ve onun sevgisini kazanmaya çalışırlar. Sabah kalktıkları andan itibaren gün boyunca sürekli olarak o kişiyi düşünürler. Ya da o kimseyi düşünüp sabaha kadar uykusuz kalabilirler. Allah’ın rızasını kazanmak yerine, sadece onu hoşnut etmeyi hedefler hatta kimi zaman, o kişiyi razı etmek için Allah’ın rızasına uygun olmayan işler yapabilirler. Onun için her türlü fedakârlığı göze alır ama Allah’ın rızasını kazanmak için çaba harcamazlar. Bu kişiler adeta birbirlerini ilah edinmişlerdir. Nitekim sevgiyi anlatan bazı şiirlerde, yazılarda ya da romantizm üzerine yapılan konuşmalarda “tapmak-tapınmak” fiili çok sık kullanılmaktadır. İşte bu tür bir sevgi anlayışının temeli Allah’a şirk koşmak üzerinedir. Allah bir ayetinde, cahiliye inancına sahip olan insanların yaşadığı bu şirk sevgisine dikkat çekmiş, Allah’a duyulan gerçek sevginin bunun çok üstünde bir güce sahip olduğunu ve çok daha kuvvetli bir bağlılık ile yaşanacağını bildirmiştir.

“Atalarınızı andığınız gibi hatta ondan da kuvvetli bir anma ile Allah’ı anın!” (Bakara, 2/200)

Allah sevgisi, tüm sevgilerin üzerindedir. Allah sevgisine tercih edilen, kalpten Allah sevgisini çıkarıp onun yerine konulan bir sevgi, insanın Allah’a şirk koşmasına neden olur ve bu da insanı cehenneme sürükleyebilir. Ancak insanların bir kısmı böyle bir tehlikenin farkında değillerdir. Bir insanın başka insanları sevmesi, onlara düşkün olması, ailesini, yakınlarını sevgi ile koruması elbette çok güzel bir ahlaktır. Sevgi duyabilmek, sevgi ve yakınlığı yaşayabilmek Allah’ın insanlara verdiği çok güzel bir nimettir. Ancak bu sevgi sadece Allah’ın rızası için yaşandığında insana dünyada ve ahirette mutluluk getirir. Allah’tan üstün tutulan sevgiler, insana dünyada da ahirette de acı ve azap getirir.

Kadın-erkek ilişkilerinde Allah rızası (evlilik) dışında karşılıklı kurulan bağlılık ve beraberlikler insanları harama, bazen de şirke saptıran en önemli konulardan birisidir. Bunlar evlilik ya da toplumda giderek yaygınlaşan evlilik dışı beraberlikler şeklinde olabilir. Şeytan bu konunun insanı ne kadar haram ve yanlışlara sürükleyebileceğini çok iyi bildiği için dostlarına da bu konuyu telkin etmektedir. Bundan dolayı şeytanın dostları da müslümanları yapmış oldukları televizyon programları ve filmleri, yarışma vb. şeylerle bu bataklığın içerisine çekmeye çalışmaktadırlar.

Bu romatik sevgi anlayışının sonucunda Allah’a karşı yerine getirmeleri gereken bütün vazifeleri birbirlerine karşı yerine getiren, birbirlerini Allah’tan bağımsız müstakil varlıklar olarak gören, Allah’a karşı duymaları gereken hisleri birbirlerine karşı duyan “sevgililer” ortaya çıkar. Bu kişiler Allah’ı zikretmek (anmak) yerine sürekli birbirlerini zikrederler (anarlar). Sabah gözlerini açtıklarında kendilerini yaratmış ve onlara yeni bir gün vermiş olan Allah’ı anıp O’na şükredecekleri yerde ilk işleri birbirlerini düşünmek birbirlerini hayal etmek olur. Kendilerini Allah’a beğendirmeye değil de birbirlerine beğendirmeye çalışırlar. Allah ve O’nun dini için fedakârlıkta bulunmazlar da birbirleri için türlü fedakârlıklar gösterirler. Allah için Allah’ın dini için bir zırnık infak etmezken sevgilileri uğruna dünyaları ve hayatlarını feda ederler. Bu ne büyük bir kayıptır.

Kısacası bu kişiler kulluk sınırlarını aştıkları, itaat mercilerini tanımayıp kendileri gibi varlıklara itaat ettikleri, her şeyden daha çok Allah’ı sevmeleri gerekirken kendileri gibi aciz ve fani olanı sevdiklerinden dolayı bütün söylemiş ve yapmış olduklarının hesabını verecek olan fakir ve zavallı bir kimseyi ilah edinmiş hale gelmektedirler. Nitekim dünyada son derece yaygın olan bu çarpık sevgi anlayışının örneklerine bakıldığında romantik erkeklerin ve kadınların açıkça birbirlerine  “sana tapıyorum” gibi ifadeler kullandıkları görülebilir. Yine romantik sevgililerin aşık olduklarını iddia edenlerin birbirlerine yaptıkları konuşmalarda yazdıkları şiirlerde “nereye baksam seni görüyorum nereye gitsem seni düşünüyorum” gibi ifadeler yer alır. Oysa her nereye bakılsa ve her nereye gidilse düşünülmesi gereken tek varlık alemlerin Rabbi olan Allah’tır.

Görüldüğü gibi halk arasında masum hatta makbul bir sevgi çeşidi olarak görülen romantik aşk ya da sevgi, gerçekte Allah katında lanetlenmiş olan şirk koşmanın bir parçası olabilmektedir. Ne var ki gerçekleri ters yüz eden şeytan, her konuda olduğu gibi bu kavramları da aslından çarpıtarak insanlara süslü göstermekte insanların çoğu da şeytanın gösterdiği yolu  izlemektedir.

“Andolsun ki Allah’a senden önceki ümmetlere de (elçiler) gönderdik fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir; bugünde onların velisi odur ve onlar için acı bir azab vardır.” (Nahl, 16/63)

“Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip çekici kıldı. Böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.” (Ankebût, 29/38)

Kur-an’da bu tür ilişkilerde kadınlara karşı beslenen tutku dolu sevgiye özellikle dikkat çekilir. Bu kadın kişinin karısı sevgilisi hatta uzaktan “platonik” olarak sevgi beslediği herhangi bir kadın da olabilir. Eğer bu Allah’ı unutturan, Allah’ı gereği gibi anmayı engelleyen, Allah sevgisine tercih edilen, kalpten Allah sevgisini çıkarıp da onun yerine konulan bir sevgi türüyse kişiyi doğrudan şirke sürükler. Kuşkusuz aynı tehlike yalnızca erkekler için değil kadınlar için de geçerlidir.

Bu tür haramlar aslında kişinin Allah’ın dışında başkasına beslemiş olduğu sevginin miktarına göre değişmektedir. Yani kişi Allah’ı sevdiği gibi bir başka şeye sevgi gösterdiği, beslediği zaman bu şirk tezahür edebilir. Hatta bu haram ve şirk çeşidi bazen birçok insanın küçüklüğünden büyüklüğüne kadar içerisinde yetişmiş olduğu dizi, sinema ve dergi ve kitapların okunması veya bakılma sevgisiyle de kendini gösterebilir.

Etiketler

Bunlarda ilginizi çekebilir...