Tevessül

Admin Genel 1.787 Kişi Okudu

Bismillah..

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O’na sığınırız. O’nun hidayete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidayete erdiremez.

Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve rasulüdür.

Vesile kelimesi lügatte, maksada ulaştıran sebeb, istenen şeye yaklaşmak ve ona arzulu bir şekilde ulaşmak demektir. Istılahta ise, Allah’a yaklaştırıcı meşru bir sebebe sarılmak ve amacı Allah rızası olan bir ibadeti Allah Rasulü’nün tarif ettiği şekilde yapmaktır.

Meşru ibadetlerin hepsi Allah’ın rızasını kazanmak için meşru bir vesiledir, cehennemden kurtuluş ve cennete giriş için birer sebeptir. Allah’a ulaşmak ve yaklaşmak ise ancak Allah’ın meşru kıldığı şeylerle olur. Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur:

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun. O’na yaklaşmaya vesile arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.” (Mâide, 5/35)

Bu ayet İslam’a uygun bir tevessülün varlığının delilidir. Ayeti kerimedeki vesile ile kast edilen şey, Allah Subhanehu ve Teala’ya itaatle ve O’nun razı olduğu amelle yaklaşmaktır. Ehli Sünnet müfessirleri arasında bu konuda herhangi bir görüş ayrılığı yoktur. Bu ayette bid’ât ehlinin iddia ettiği gibi yaratılmışların zatlarıyla tevessülün meşruluğu konusunda açık veya dolaylı harhangi bir işaret yoktur.

Meşru tevessül, Allah Subhanehu ve Teala’ya yaklaştıran ve ister mendup isterse mübah olarak O’nun izin verdiği her vesile ve vasıta meşru tevessüldür.

Meşru tevessülün pek çok çeşidi vardır. En önemlileri üç başlık altında özetlenebilir:

1- Allah’a O’nun Güzel İsimleriyle Tevessül Etmek: Rabbine dua ederken müslüman bir kul için en hayırlı, en büyük ve en yararlı tevessülerden birisi güzel isimleri ve yüce sıfatlarıyla Allah’a tevessül etmesidir.

Mesela, “Ey Hayy ve Kayyum olan Allah’ım! Senin rahmetinle Senden yardım diliyorum..” gibi.

Allah Subhanehu ve Teala, güzel isimlerinde yarattıklarından hiç kimseyi ortak kabul etmediğini haber vermekte ve bu isimlerle kendisine dua etmelerini kullarına emretmektedir. Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur: 

“En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na güzel isimlerle dua edin.” (A’râf, 7/180)

Bunun bir delili de, yine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in namazda selamdan önce okuduğu şu duadır:

“Allah’ım! Gayb ilminle ve yarattıklarının üzerinde olan kudretinle, hayat benim için hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat, ölüm hayırlı olduğu zaman da beni öldür.” [1]

2- Dua Eden Kimsenin Kendi Salih Ameliyle Allah’a Tevessülü: Bu, bir müslümanın, duasının başında, isteğini elde etmesine sebeb olacak, daha önce işlediği salih bir amelini zikretmesidir. 

Mesela, Allah’a, meleklerine, kitaplarına peygamberlerine, ahiret gününe, kaza ve kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmak, Allah’ın iman edilmesini emrettiği şeylerin hepsine iman etmek gibi. İman, amellerin en üstünüdür ve istenilen şeyin elde edilmesi için Allah’a vasıta kılınacak vesilelerin de en şereflisidir. Namaz, oruç, hac, cihad, genel anlamda hayır işlemek, haramları, günahları ve masiyetleri terk etmek, bütün bunlar Allah’a yaklaştırıcı salih amellerden sayılır. Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur:

“Onlar o kimselerdir ki, ey Rabbimiz, iman ettik; öyleyse, bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru, derler.”  (Âli İmrân, 3/16)

“Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber’e uyduk. Şimdi bizi şahitlerden yaz.” (Âli İmrân, 3/53)

“Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki biz, “Rabbinize inanın!” diye imana çağıran bir davetçiyi işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al, ey Rabbimiz.” (Âli İmrân, 3/193)

Bureyde İbnu’l-Hasib radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem) şöyle buyurmuştur:

“Allah Rasulü bir kişiyi, ‘Allah’ım! Senin, kendinden başka hak ilah olmayan Allah olduğuna iman ettiğimi, Senin Ehad ve Samed olup doğmamış ve doğrulmamış olduğunu, Sana denk hiç kimsenin de olmadığını Sana arz ederek Senden istiyorum’ derken duydu ve şöyle buyurdu: Allah Teala’dan istenildiğinde vereceği, dua edildiğinde icabet edeceği en yüce istemiyle istedi.” [2]

3- Salih İnsanların Duası ile Allah’a Tevessül: Bu, Allah katında duasının kabul edileceği umulan hayatta ki salih bir insanın duasıyla Allah’a tevessüldür.

Mesela bir müslüman şiddetli bir sıkıntıya düşebilir veya başına bir musibet gelebilir. Bu müslüman Allah katında kendisinin kusurlu olduğunu da bilmektedir, bundan dolayı Allah’a yönelirken daha güçlü bir sebebe yapışmak istemektedir. Bu sebeble iyiliğine, takvasına veya faziletine ve Kur-an ve Sünnet bilgisine güvendiği salih bir kişiye gider ve sıkıntısını gitmesi ve üzüntüsünün izale olması için ondan kendisi hakkında Rabbine dua etmesini ister. Bu tür bir tevessül meşrudur. Kur-an ve Sünnet bunun meşruluğuna delalet eder ve buna yönlendirir. Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur:

“Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin.” (Haşr, 59/10)

 “(Oğulları) dediler ki: Ey babamız! (Allah’tan) bizim günahlarımızın affını dile! Çünkü biz gerçekten günahkârlar idik. (Ya’kub:) Sizin için Rabbimden af dileyeceğim. Çünkü O çok bağışlayan, pek esirgeyendir, dedi.” (Yûsuf, 12/97-98)

“Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan bağışlanma dileselerdi, rasul de onlar için istiğfar etseydi Allah’ı ziyadesiyle affedici, esirgeyici bulurlardı.” (Nisâ, 4/64)

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Müslüman bir kişinin müslüman kardeşi için arkasından yaptığı dua kabul edilecek bir duadır. Dua edenin yanıbaşında görevli bir melek bulunur ve kardeş için yaptığı her hayır duasında görevli melek: Amin, aynısı sana da olsun! der.” [3]

Hakkında Kitab ve Sünnet’te delil bulunan ve selefi salihin amel edip müslümanların icma ettikleri meşru tevessül bu üçüdür. Bu üç türün dışında kalan tevessül türleri caiz değildir.

Ve alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.

DİPNOTLAR
[1] (Nesai, bu hadisi rivayet etmiş. Hakim “Sahih” olduğunu söylemiş ve Zehebi de bunu doğrulamıştır)
[2] (Ahmed: 5/349-350 ; Ebu Davud: 1493 ve diğerleri sahih bir isnadla rivayet etmişlerdir)
[3] (Müslim: 87-88 ; İbni Mace: 5)

Etiketler

Bunlarda ilginizi çekebilir...